Şikâyetli avukatın eylemi, Avukatlık Yasası’nın 38/b maddesinde belirtilen aynı işte menfaati zıt tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş eylemine

uymamaktadır. Zira şikâyetli avukat tarafından üstlenilen iş, daha önce şikâyetçi şirkete hukuki yardımda bulunulan bir iş kapsamında değildir. Şikâyet konusu iş davası, hukuki danışmanlık ilişkisi sona erdikten sonra açılmış bir davadır. Ayrıca üstlenilen iş davası, şikâyetli avukatın şikâyetçi şirketin hukuki danışmanlığını yaptığı sırada öğrendiği hususların, sırların kullanılacağı bir dava olmayıp, SGK kayıtları, işyeri kayıtları, resmi kayıtlardan öğrenilebilecek bilgilere göre açılan ve tanık deliliyle dahi ispatlanabilecek bir dava türü olup, şikâyetli avukatın Avukatlık Yasası’nın 36. maddesini ihlal eden bir eylemi de söz konusu olmadığından, şikâyetli avukatın itirazının kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılması ve şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.

(Av. Yas. m. 34, 36, 38/b, 134, TBB Mes. Kur. m.36 )

2017/358 Esas,
2017/729 Karar,
11.08.2017 Tarih

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldığından dosya incelendi:

 

Şikâyetli avukat hakkında; … A.Ş. ile imzalanan 12.11.2015 ve 15.11.2012 tarihli hukuki danışmanlık sözleşmelerinin bulunduğu, … İş Mahkemesinin 2013/570 esas sayılı dosyasında ise şikâyetli avukatın davacı vekili sıfatını haiz olduğu ve davalının … A.Ş. olduğunun anlaşıldığı, şikâyetlinin Baro tebligatına rağmen cevap vermediği, bilgi ve belge sunmadığı ve eyleminin Avukatlık Yasası’nın 38/b gereğince aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa ve TBB Meslek Kuralları’nın 36. maddesinde düzenlenen bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz kuralına aykırı olduğu kanaati ile Avukatlık Yasası’nın 34 ve 134. maddeleri gereğince hakkında başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

 

Usulüne uygun tebligata rağmen, soruşturma aşamasında şikâyetli avukat savunma vermemiştir.

 

Şikâyetli avukat kovuşturma aşamasındaki savunmalarından özetle; 2001 yılından 2010 senesine kadar eski unvanı … A.Ş yeni unvanı … A.Ş şirketi bünyesinde maaşlı avukat olarak çalıştığını, 2011 senesinde bu şirketten ayrılıp serbest avukatlık yapmaya başladığını, serbest avukatlık yaptığı dönemde 12.11.2012 tarihli 1 yıllık hukuki danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini ancak bu sözleşmenin de şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 23.05.2013 tarihinde … Noterliğinin 26030 tarihli fesih ihtarnamesi ile sona erdirildiğini, bu şirketle artık hiçbir ilgi alaka ve vekillik görevinin bulunmadığını, bu tarihten sonra ise sadece Y.B. isimli müvekkilinin kıdem, ihbar ve işçilik alacakları için iş davasında diğer davalı şirketlerle birlikte ilgili şirketleri hasım gösterdiğini, şikâyetçi şirketin organik bağ içerisinde olduğu diğer şirketlerle hiçbir vekillik bağının görevinin olmadığını, bu davaların hiçbir surette arasında bağ olmamasına rağmen … A.Ş ile avukatlık sözleşmesinin feshedildikten aylar sonra açıldığını, şikâyetçi şirketin iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, hakkında açılan disiplin soruşturmasında, disiplin soruşturmasına yer olmadığına veya disiplin soruşturması neticesinde cezai bir karar verilmemesini talep etmiştir.

 

İncelen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 26.11.2015 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına oybirliğiyle karar verildiği,

 

Baro Disiplin Kurulu tarafından; “...şikâyetçi şirketle şikâyetli avukat arasında 15.11.2012 tarihli Hukuki Danışmanlık Sözleşmesi bulunduğunu, buna rağmen TBB Meslek Kuralları’nın 38/b maddesine aykırı olarak … İş Mahkemesinin 2013/570 esas sayılı dosyasında davacı vekili olarak bulunduğu ve önceki müvekkili … A.Ş aleyhine dava ikame ettiği anlaşılmakta olup, Avukatlık Kanunu’nun 135/1 maddesinin ihlal edildiği tespit edildiğinden...” gerekçesiyle karar verildiği,

 

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,

 

Şikâyetli avukatın 13.02.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla … Barosu tarafından geçmişte danışmanlık yaptığı şirkete karşı iş seçebileceğini ve bu seçimin yanlış yapıldığı kanaatine varılarak ceza verildiğini, kararın hiçbir surette yerinde olmadığını, müvekkil organik bağ içerisinde 5 şirkete dava açıldığını, şikâyetlinin bu şirketlerden sadece biri olduğunu, davanın iş ilişkisinden kaynaklanan kıdem, ihbar tazminatına yönelik bir dosya olduğunu, mesleki sır kapsamında olmayan, resmi kayıtlarla sonuca gidilen bir dava olup, şikâyetli ile vekâlet ilişkinin bitmesinden çok sonra açıldığını, bu sebeplerle itirazın kabulü ile verilen disiplin cezasının kaldırılmasını, disiplin soruşturmasına yer olmadığına karar verilmesini veya disiplin soruşturması neticesinde cezai bir karar verilmemesini talep ettiği görülmektedir.

 

Şikâyetli avukat itiraz dilekçesinde, şikâyetçi şirketin maaşlı avukatı olarak çalışırken 2011 yılında şirketten ayrıldığını, serbest avukatlık yapmaya başladığını, serbest avukatlığa başladıktan sonra 12.11.2012 ve tarihli hukuki danışmanlık sözleşmesini imzaladığını, ancak bu sözleşmenin de şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 23.05.2013 tarihinde … 2. Noterliğinin Fesih İhtarnamesi ile sona erdirildiğini, bu sözleşmenin feshedilmesinden aylar sonra, yine bu şirketin çalışanlarından olan bir arkadaşı Y.B. isimli müvekkilin kıdem, ihbar ve işçilik alacakları için iş davasında diğer davalı şirketlerle birlikte ilgili şirketin de hasım gösterildiğini belirtmiştir. Açılan dava iş ilişkisinden kaynaklanan kıdem, ihbar vs. işçilik alacaklarına ilişkin bir davadır. Davanın konusu, mesleki sır vs. kapsamında olmayan, resmi kayıtlarla sonuca gidilen bir davadır. Dava şikâyetçi şirketle vekâlet ilişkisi bitmesinden sonra açılmıştır.

 

Şikâyetli avukatın eylemi, Avukatlık Yasası’nın 38/b maddesinde belirtilen aynı işte menfaati zıt tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş eylemine uymamaktadır. Zira şikâyetli avukat tarafından üstlenilen iş, daha önce şikâyetçi şirkete hukuki yardımda bulunulan bir iş kapsamında değildir. Şikâyet konusu iş davası, hukuki danışmanlık ilişkisi sona erdikten sonra açılmış bir davadır.

 

Ayrıca üstlenilen iş davası, şikâyetli avukatın şikâyetçi şirketin hukuki danışmanlığını yaptığı sırada öğrendiği hususların, sırların kullanılacağı bir dava olmayıp, SGK kayıtları, işyeri kayıtları, resmi kayıtlardan öğrenilebilecek bilgilere göre açılan ve tanık deliliyle dahi ispatlanabilecek bir dava türü olup, şikâyetli avukatın Avukatlık Yasası’nın 36. maddesini ihlal eden bir eylemi de söz konusu olmadığından, şikâyetli avukatın itirazının kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılması ve şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.

 

Gereği düşünüldü:

 

1-Şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, …Barosu Disiplin Kurulu’nun “Uyarma Cezası Verilmesine” ilişkin 12.12.2016 gün, 2015/717 Esas, 2016/703 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, şikâyetli avukat hakkında DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

 

2-Kararın, Avukatlık Yasası’nın 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,

 

3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,

Katılanların oy birliği ile karar verildi.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile