1. Hukuk Dairesi Kararları

T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi


Esas No:2014/19971
Karar No:2017/1106
K. Tarihi: 


Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, tazminat, eski hale getirme davası sonunda, yerel mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine, davalı Şirket yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, eski hale getirme ve tazminat isteklerine ilişkindir. 
Davacılar, paydaşı oldukları 150 ada 35, 41 ve 43 parsel sayılı taşınmazlara davalıların iş makinası ile geçmek ve su boruları döşemek suretiyle müdahale ettiğini, işgal nedeniyle zararlarının söz konusu olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine, su boruları ve diğer inşai unsurların yıkımına, taşınmazların eski hale getirilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece ".... 35 parsel sayılı taşınmazın su borusu geçirmek suretiyle davalı ... tarafından tecavüz edildiği, 41 ve 43 parsel sayılı taşınmazlara ise bir müdahale olmadığı belirlenerek, 35 parsel sayılı taşınmaza anılan davalı şirket tarafından yapılan elatmanın önlenmesine ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. 

./..

Ancak;
Kendisine husumet yöneltilen ...’nun anılan elatma eylemine sebebiyet veren diğer davalı ...’ nin temsilcisi olup, davanın davalı ... bakımından, 1086 sayılı HUMK. nun 38. (6100 sayılı ...nın 50.) maddesi hükmü gereğince pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, öte yandan, taşınmazın tamamı bakımından muhtemel zarar doğrultusunda hesap yapılarak sonuca gidildiğini, davacıların ne kadar zararının olduğunun belirlenerek, ona hükmetmek gerekirken, talep olmayan doğrultuda muhtemel zarara göre hesap yapılarak hangi dönem için olduğu belli olmayan tazminatın hüküm altına alınması isabetsizdir. Ayrıca, elatılan yerin bedelinin de tazminat hesabına dahil edilmesi doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı ... bakımından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ...Şirketinin 35 parselin 305 m² bölümüne elatmasının önlenmesine, toprak altına döşenen boruların (kaldırılmasına), taşınmazın eski hale iadesine 1.165,12.-TL'nin davalıdan alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Hemen belirmek gerekir ki, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca davalı ...yönünden elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne ve davalı ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. 
Öte yandan, mahkemece davacının elatılan 305 m² alan bakımından uğradığı zarar ve eski hale dönüştürülmesi için yapılacak harcama toplamına hükmedilmesi gerekirken sadece eski hale getirme bedeline hükmedilmesi isabetsizdir. 
Hal böyle olunca; haksız eylemin gerçekleştiği tarihten dava tarihine kadar olan dönem için davacının zararı ve eski hale getirme bedeli hesaplanarak davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.