1. Hukuk Dairesi Kararları

T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi


Esas No:2014/15236
Karar No:2016/3678

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, paydaşı olduğu 1079 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde oniki daireden oluşan bina bulunduğunu, davalı paydaşın daireleri apart daire şeklinde veyahut konut olarak kiraya vermek suretiyle gelir elde ettiğini, davalıdan ... Noterliğinin 27/10/2011 tarihli ihtarnamesi ile, payı oranında elatmanın önlenmesi ve geçmiş beş yıllık dönem için ecrimisil talep edildiğini davalının ihtarnameye vermiş olduğu cevapta işgali kabul etmeyip taşınmazın tamamı üzerinde tasarrufta bulunmaya devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, davacı tarafından verilen vekaletnameye dayanarak tasarrufta bulunduğunu, haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, kira bedellerinin payları oranında ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteği bakımından davanın kabulüne ecrimisil isteği yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı HMK'nın 120. (1086 sayılı HUMK'un 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dava dilekçesinde, dava değerinin elatmanın önlenmesi isteği bakımından 10,000,00 TL, ecrimisil isteği yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20,000,00 TL olarak gösterildiği ve bu miktar üzerinden peşin harcın ödendiği davacının yargılama sırasında ıslahla ecrimsil isteğini 64.300,00 TL olarak artırıp, bu miktar üzerinden harcı tamamladığı, elatmanın önlenmesine konu edilen 12 adet dairenin değeri yönünden ise keşfen değer saptanmadığı gibi karar ve ilam harcının da sadece hüküm altına alınan 55.575,00 TL ecrimisil bedeli üzerinden belirlendiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden nispi tarifeye göre harcın tamamlatılması, bu koşul yerine getirildiği taktirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.